
Uzun zamandır tavsiye etmek istediğim bir kitaptı. Kısmet bugüneymiş.
Henüz Himalaya dağcılığının pek gündemde olmadığı yıllarda Avrupa’daki dağcılar 1930′lu yıllarda Alplerin çıkılamayan son 3 duvarı için büyük bir çaba sarfetmekteydiler. Bu öyle bir problemdi ki iki türlü sonucu vardı. Ya problemi çözmeye başladığında çözeceksin ya da öleceksin. Önlerinde saygıyla eğilmemiz gereken dönemin dağcıları, bu ihtişamlı ve çıkılamayan son 3 duvar için hayatlarını ortaya koyuyorlardı. Bu 3 duvar Büyük Joraslar, Mattherhorn ve Eiger kuzey yüzleriydi. Özellikle Eiger kuzey duvarı en öne çıkan rotaydı. 1937 yılına kadar bu rotayı çıkmaya deneyen hiç bir dağcı canlı geri dönemedi. İşte bu kitap Başta Eiger olmak üzere Alplerde tırmanılamayan son 3 duvarı tırmanan Anderl Heckmair ve arkadaşlarının zafer öyküsüdür.
Bu kitabı sadece basit bir dağcılık kitabı olarak algılamak yanlış olur. Heckmair ve arkadaşlarının bu başarısı insan sınırlarının ve azminin ne denli yüksek ve kuvvetli olduğunu kanıtlıyor. Günümüzün modern ve teknolojik malzemelerinden yoksun dönemin dağcılarını Heckmair’in ağzından dinlerken hayretler içerisinde kalacaksınız. Kimi zaman sanki onunla birlikteymiş gibi soğuktan üşüyecek, kimi zaman onun hırsına eşlik edecek, kimi zaman yaşamlarını yitiren bazı dağcıların hazin sonu için gözyaşlarınızı tutamayacak ve kimi zamanda şu anda kullandığımız bazı malzemelerin bu tırmanışlar sırasında keşfedildiğine tanık olacaksınız. Örneğin şu anda kullandığımız 12 dişli kramponun bu tırmanışlardan birinde keşfedildiğini ben bu kitapta öğrendim ve kendi kramponumun ön iki dişine her baktığımda Heckmair’i saygıyla anıyorum.
Hayata, dağcılığa ve insanoğluna dair bu kitapta öğrenilecek çok şey var. Dağcı olan ya da olmayan herkese bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle seyahatlerde güzel bir arkadaş olacaktır.
—-
Biz dağcılar için halk ve ülke sınırları yoktur. Çoğu kez hangi ulustan olursak olalım birbirimizi şahsen ve ismen tanırız. Dağcılık haberleri gazetecisi olan İsviçreli Guido Tonello, bu konuda “uluslararası ip arkadaşlığı” kavramını ortaya koymuştur. Böylelikle dağcılık, herkesin aynı ideali benimsediği uluslararası anlayışın da bir yolu olmuştur. Bunu Türk dağcılarına da diliyorum.
Anderl Heckmair
Oberstdorf, 15 Şubat 2005
(Kitabın Türkiye Baskısının Önsözünden)



Home



